Home / Ana Sayfa Slider / Imamoglu’ndan AKP’li üyelere: Siyasi üstlerinize bunlari niye sormuyorsunuz?

Imamoglu’ndan AKP’li üyelere: Siyasi üstlerinize bunlari niye sormuyorsunuz?

Istanbul Büyüksehir Belediye Baskani Ekrem Imamoglu, ISKI’nin su fiyatlarindaki artis talebinin IBB meclisinde reddedilmesine iliskin açiklama yapti. Kanal Istanbul tepkisinde bulunan Imamoglu “Biz çölün ortasinda kurulan bir kent degiliz. Bu sehre ihanet ettirmeyecegiz. Bu sehrin iradesini her ortamda savunmaya söz verdik. Bütün detaylari oturup kamuoyuyla tartisalim. Bu isin sonu referanduma kadar gider. Milletin umrunda degil. Millet Kanal Istanbul’dan ne bekliyor Allah askina? Is mi bekliyor? As mi bekliyor? 1 milyar metreküp ne demek? Geçen gösterdim Esenler, Bagcilar, Güngören’in söyle 30 35 metre yukariya dogru havalanmasi demek. Nereye koyacaksin? Hiçbir fikir yok. Bu sehri alabora etmenin her yeri insaata çevirmenin anlami ne?” dedi.


Istanbul Büyüksehir Belediye (IBB) Baskani Ekrem Imamoglu, gazetecilerin gündeme iliskin sorularini Saraçhane’deki merkez binada yanitladi. Imamoglu’na sorulan ilk soru, “ISKI’nin hazirladigi ‘zamli su tarifesi’ AK Parti’nin oylariyla reddedildi, kurumun 7,7 milyar TL’lik bütçesi de kabul edildi. Bu ISKI’nin mali yapisini nasil etkileyecek? Siz bu zam reddini nasil degerlendiriyorsunuz?” seklinde oldu. Imamoglu, bu soruya, su yaniti verdi:

“UCUZ KAHRAMANLIK!”

“Talihsiz bir gündü. Ucuz kahramanlik. Ucuz oldugu kadar da anlamsiz siyasi bir hareket. Yasananlari, arkadaslarimizdan üzülerek dinledim. Gerçeklikle uyusmayan, ne yapmak istediklerinin anlasilmadigi bir karar süreci islettiler. Zamma karsi olduklarini söylüyorlar. Hangi zamma karsisiniz? Elektrik, akaryakit ya da dogalgaz zammina mi karsisiniz? Bütün bu zamlari ortaya koydugunuzda, Türkiye ortalamasinin yüzde 50’nin üzerinde. Siz, siyasi olarak zam yapilmasina karsiysaniz… Grubun, özellikle AK Parti grubunun siyasi üstlerinden talimat almadan hareket etmedikleri ortadadir, nettir bu! Kendileri de bunu bilirler. Dolayisiyla talimat süreci böyle isletildiyse, talimat verenlere, keske Istanbul’u düsünen meclis üyeleri sunu sorsaydi: ‘TBMM’de de AK Parti milletvekilleri çogunluk. Siz niçin orada milletvekilleri olarak akaryakit, dogalgaz zammina karsi olmadiniz? Milletle alay mi ediyorsunuz? ‘Biz su zammina karsiyiz, arabalarin kapilarina, su zammi iste, afis birakmalar…’ Bunlar çok komik isler.  Vatandasin akliyla alay etmeyin. Bu zammin yapilmasini istemediniz mi? Hadi o zaman ben de sizi davet ediyorum: AK Parti milletvekillerinize seslenin; bu millet adina, bütün zamlari geri alsinlar. Bizim sorunumuz yok o zaman. Hatta kara geçeriz. Bu bahsettigim etkin zamlari geri alsinlar. Millet de rahatlasin, ISKI de rahatlasin”

“MELEN BARAJI NEDEN SÖZ VERILEN ZAMANDA BITIRILEMEDI?”

“Bizim arkadaslarin verdigi teklif o kadar masum ki! Biz istemeyiz zam yapmak. Ancak onu bile yaparken, toplumu düsünerek zam yaptik. Az tüketenin aslinda zammi yasamayacagi, yani çok tüketenin daha fazla ücret verecegi bir üç kademeli fiyat tarifesini devreye sokmak adina bir öneri olusturdu benim arkadaslarim. Yani bunlari görmezden gelip sov yapmanin, hiçbir faydasi Istanbul’a yok! Bakin, ISKI’yi ve bütçesini konusuyoruz. ISKI yatirim yapacak. ISKI, Istanbul’u nasil devraldi? Sayin Cumhurbaskani, birkaç gün önceki ifadesiyle; ‘Biraz kuraklik yasayinca Istanbul su sorunu yasayacak’ tereddüdünü ortaya koydu. Sayin Cumhurbaskani haklilar. Çünkü biz, öyle bir Istanbul devraldik. Daha önce söyledikleri gibi; 2040’a, 2071’e kadar, nüfusu 30-35 milyon da olsa su sorunu yasamayacak bir Istanbul devralmadik. Önce bunla bir yüzlessinler. Hatta 7 AraliK’ta 3 yil geçmis olacak. Sayin Veysel Eroglu’nun, geçmisteki DSI’nin bagli oldugu bakanligi yöneten sayin Bakanin kendi ifadesi var: ‘7 Aralik 2016, su saatte Melen Baraji hizmete girecek!’ Biz göreve geldigimizde, Melen Baraji, yaklasik 9 milyon metrekare su toplama alani olan baraj suyla dolu olmaliydi, Istanbul’a su basiyor olmaliydi. Bakin orada, su basma ile süreç bitmis, enerji ile ilgili yatirimlar yapmaya hazir, her sey hazir, ama ortada baraj yok! Niye yok. Niçin sikinti yasaniyor. Niye yok? Niçin yapilmadi? Bunlari neden sormuyorsunuz? Yani bu kadar samimi iseniz, Istanbul’u bu kadar düsünüyorsaniz benim kiymetli meclis üyelerim. Istanbul’un kiymetli meclis üyeleri; bunu niye sormuyorsunuz? Milyarlarca lira harcandi.  Simdi onun tadilati için, belki 600 milyonun üzerinde maliyette harcamalar yapilacak. Bunlari niye sormuyorsunuz? Bakin biz bunlari düzeltmek zorundayiz. Bu hatayi yapanlara, bu gecikmeyi yasatanlara Istanbul’da birazcik kuraklik yasandiginda sorun var diye, 5 aylik sürede sanki bunun sorumlusu bizmis gibi! Biz, size güvenerek devraldik. 2040’a kadar su sorunu yok diye çok mutlu bir sekilde ISKI’yi devraldik. Ama olmadigini siz de söylüyorsunuz.

“UCUZ KAHRAMANLIKLARIYLA ONLARI BAS BASA BIRAKIYORUM”

“Dolayisiyla günün sonunda zam konusunda yaptiklari is, tümüyle ucuz kahramanliktir. Tarihe geçmistir. Üzücüdür.  Tabii ki tedbirleri almaya, süreci analiz etmeye, bir taraftan zammi reddeden anlayisla ne yapmak istediklerini hukuken de anlamaya çalisacagiz. Arkadaslarim inceliyorlar. Bu ucuz kahramanliklariyla onlari bas basa birakiyorum. Bizim verdigimiz, dar gelirlinin su faturasina yük olmadan, çok harcayanin, bahçesini sulayanin ya da isyerinde çok tüketenin daha fazla su tarifesiyle karsi karsiya gelecegi çok randimanli bir öneriydi. Kaldi ki yillarca bu sehre pahali su tükettirmis bir iktidarin dönemine de biz son verdik. Suda indirimi biz yaptik. Ama o ara dönemde, benim bir süreligine elimden görevin alindigi dönemde onu bile yanlis geçirdiler. Kademeyi ortadan kaldirdilar. Az tüketene çok fatura, çok tüketene az faturayi devreye soktular. Biz, onu da düzeltecektik. Ama düzeltecegimiz vakitler gelir.”

“UZMANLARA BAKARSANIZ DAHA IYI ANLARSINIZ!”

Imamoglu, sürecin hukuki boyutunun nasil olacagi, konunun mahkemeye tasinip tasinmayacagi yönündeki soruya ise, “Elbette meclis bira karar almistir. Istanbul’un en kiymetli istiraklerinden ISKI’nin bütçesi geçmistir. Simdi bizim bütün çeliskileriyle, uyarilariyla verilen tekliflerle hak, hukuk hangi yetkiler var elbette kamu lehine. Bunu gözden geçirip bakmamiz gerekiyor” yanitini verdi. Imamoglu’na, “Tevfik Bey, (Göksu) ‘Mayis ayinda indirim karari aldik. Bir sonraki zam oranini da Mayis ayinda yapacagiz’ dedi. Giderlere zam geldi ama zam bir sonraki yila bekleyemez miydi” sorusu soruldu. Imamoglu, bu soruya, “Bizim aldigimiz zam karari, zaten Ocak ayindan itibaren devreye girecekti. Konustugumuz sey, 4 aylik sov için gereksiz bir sey. Bu tamamen bir sov. Algi yaratmak” yanitini verdi. Imamoglu, ayni gazeteciden gelen, “Tevfik Bey, ‘Kategorilerde 0-15 için halkin yüzde 40’i kullaniyor. Aslinda yoksul kesimi etkileyecek kismi burasi’ diyor” hatirlatmasini, “Tevfik Bey, uzman degil. Siz, uzmanlara bakarsaniz bence daha iyi anlarsiniz. Tevfik Bey, siyaset yapiyor. Iyi de yapamiyor ama yapiyor. Bence uzmanlarin ortaya koydugu raporlar itibar ederseniz daha iyi anlamli olur” seklinde yanitladi. Imamoglu’na sorulan diger sorular ve IBB Baskani’nin sorulara verdigi yanitlar söyle oldu:

“ISKI’NIN BATMASI GIBI BIR SEY YOK”

CHP grubunun, ‘Bu karar ISKI’yi batirmaya yönelik bir karardir’ gibi bir elestirisi oldu. ISKI, mali açidan böyle bir tehlike altinda mi?

Yok. Batirmaya güçleri yetmez. 130 degil, 170 degil, 370 de olsa ona gücü yetmez  meclis üyelerinin. Yani kimsenin haddine degil. Tedbirleri alacak seviyedeyiz. Uygulamalara ve yapilanlara bakacagiz. Ben ilçe ilçe geziyorum. Her ilçede ISKI’nin yatirimlari var. Onlari en iyi kendileri biliyor. Basta Tevfik Bey gibi belediye baskanlari da biliyor. Ama dedigim gibi, dün ortaya konulan cümleler, siyasi sözler elbette bizim idaremizdeki arkadaslarimizi baglamaz. ‘Batma’ diye bir sey yok. Tedbirleri alacak seviyedeyiz. Tümüyle dün yapilanlar ucuz kahramanliktir.

ISKI’nin bütçe kitapçigindaki su zammi tarifesiyle, mecliste revize edilerek sunulan tarife arasinda fark var. Nasil degerlendiriyorsunuz?

Olabilir. Bir taraftan arkadaslarimiz, bir taraftan bürokrasi çalismis. Bir tarafta siyasi insanlarin yorumlari katilmis. Bu dosya meclise sunulali nerdeyse 20 gün oldu. Herkes katki sunacak. Zaten amaç katki sunmak. Bir hafta önce bana geldiler. ‘Böyle bir sey sunulmus ama söyle bir sey yaptigimizda daha dogru olur’ dediler. ‘Çok iyi’ dedim. ‘Bunu karsi siyasi partiyle de görüsmek istiyoruz’ dediler. ‘Çok iyi olur’ dedim. ‘Ortak olsunlar’ dedim.  Amaç; mecliste olan iyi seyleri büyütmek. ISKI’yi överken ve kötülerken herkes dikkat edecek. Ya da ISKI’yi överken, ‘40-50 yillik su sorunu çözdük’ derken bir yandan da ‘Bak yagmur yagmadi, kuralik oldu. Tehlike çanlari çaliyor’ diye saçma sapan gazetelerde mansetler atanlarin o cümlelerine vesile olmamak lazim. Meclis, is gelistirme yeri. Benim bir hafta önceden haberim vardi. Karsi tarafla da bu bilgiyi paylastilar. Benim arkadaslarimdan elde edindigim bilgi bakiyoruz, inceliyoruz. Son bir gün kala bu kararlar ortaya çikti. Sanirim talimat öyle geldi.

“IHANETIN BOYUTU 100 KAT!”

Kanal Istanbul için Ankara’da, ÇED raporuna son haline vermek için toplanti yapildi. IBB de katildi. IBB nasil bir sunum yapti? Projeye karsi oldugunu mu açikladi?

Tümüyle karsi oldugumuzu açikladik. Çünkü Türkiye’nin bu kadim güzel kentinin bir sehri, bu denli alabora edecek, mahvedecek bir projeye gereksinimi yoktur. Isin maddi boyutunu bir kenara koyalim. Önce sunu söyleyelim: Dogayi tahribat açisindan, sehrin bütün dengelerini erisimini ulasimini yasamini alabora edecek böyle bir yatirimin Istanbul’a olusturacagi travmalari, bir gazete 3 kat demis, ben öyle bir sey demedim, bu sehre bugüne kadar ‘ihanet ettik’ denen kavramlarin 100 kati. Bu kadar derin bir sorundur. Bunu teknik insanlar görüyor, herkes görüyor. Bu sürecin içinde bu ise ‘Dogru bakiyorum, olumlu bakiyorum’ diyen teknik insanin bile vicdani aksam kendisi ile bas basa kaldiginda agriyor, sizliyor. Vicdaninin sizladigina ben eminim. Bu kadar net konusuyorum. Öyle bir ihtiyaci yok Istanbul’un. Sifir. Gündeminde yok. Geçmiste Marmara Denizi’ne 3-4 tane adayi koyanlar. Hafriyattan ada yaptilar, bu projeleri biz gördük. 7-8 sene önce gördük. O adalarin üzerinde 2-3 milyon dolara, 4 milyon dolara yurtdisinda satacagiz diye pazarlama yapanlar… Akil tutulmasi.

“DEPREM KUSAGINDA YAPIYORSUNUZ; AKIL TUTULMASI!”

Deprem kusaginda yapiyorsunuz. Akil tutulmasi. Depreme en yakin havzanin oldugu noktadan, Küçükçekmece Gölü’nün oradan bir kanal ile Istanbul’u ikiye bölüyorsunuz, Avrupa yakasinda, stratejik olarak güvenlik olarak bir ulasilmaz, erisilmez ada olusturuyorsunuz. Depremin etkilerini güçlendiriyorsunuz. Neresinden dinlesek elinizde kalir. Bugüne kadar yapilan ihanetleri, 100 ile çarpin. 65 milyar lira deniliyor, 75 milyar lira deniliyor. Bu paralarla Istanbul’un deprem sorununu çözelim. Istanbul’da 50 bin binanin risk altinda olduguna dair rapor var. Benden önceki yönetimlerin hazirladigi raporlar da var. Tekrar analizini yapiyoruz. Önümüzdeki hafta depremi konusacagiz. Istanbul’da depremi çözememis bir basiretsiz bir dönemi Istanbul’a yasatmisken, Istanbul’a 65-70 milyar belki de 100 milyar harcayacaklar…Hesaplara göre 1,5 milyar metreküp hafriyat var. Yapilan toplantida hiç kimse bununla ilgili konusmamis. DSI de bu ise karsi çikmis. Altini çizelim. Yapilan toplantida olumsuz rapor vermis DSI. Dogru, hiçbir teknik kurulun buna olumlu rapor verme hakki da yok, haddi de yok, sansi da yok.

“REFERANDUMA KADAR GIDER”

Biz, çölün ortasinda bir kent degiliz. Çölün ortasinda parayla alabora edilecek ya da parayla kurulan bir kent degiliz. Bu kent Allah’in bir lütfu. Bu sehre ihanet etmeyin, ettirmeyecegiz. Bu milletin iradesini her ortamda savunan bir yönetim olmaya söz verdik. Bunu sonuna kadar savunacagiz. Bütün detaylarini oturalim kamuoyu önünde tartisalim. Bu isin sonu referanduma kadar gider. Bu millete bu sehre sormak zorundasiniz. En dogru karari millet vermez mi? Söz milletindir demedik mi? Benden çok geçmis dönemin yönetenleri bu cümleleri kurmadi mi? Millete bunu tek tek anlatalim, millete soralim. Millet, Kanal Istanbul’dan ne bekliyor Allah askina? Is mi bekliyor, as mi bekliyor? 1,5 milyar metreküp hafriyat ne demek? Esenler, Bagcilar, Güngören’in 30-35 metre yukariya dogru havalanmasi demek. Nereye koyacaksiniz bunu? Hiçbir fikir yok ortada. En az 6-7 yil bu sehri alabora etmenin, her tarafi insaata çevirmenin anlami ne? Ne biliyor musunuz? Yine milletin akliyla oyun oynamak. Su anda bu ülkede ekonomik sorunlar var. Her gün travmalar yasaniyor, issizlik almis basini gidiyor. 2011’de “çilgin proje” dedikleri is acaba yine ise yarar mi diye milletin önüne böyle bir seyi servis etmeye kalkiyorlar. Tümüyle yanlis bir istir karsisindayiz. Millete soralim noktasina getirelim. Herkese anlatalim. Bütün bilim insanlari seffaf olarak bu isi tartissinlar. Bütün akademisyenler, yatirim unsurlari, ekonomistler, ülkesini seven herkes bu isi tartissin; ondan sonra da halka soralim.


Kaynak

About admin

Check Also

2,5 yasindaki Yüsra Yildiz’in annesinin kurtarilma ani kamerada

Depremin 24. saatinde mucize kurtulusun kahramani 6 yasindaki Nüsra Yildiz’in ardindan 28. saatte annesi Ayse …

Home / Imamoglu’ndan AKP’li üyelere: Siyasi üstlerinize bunlari niye sormuyorsunuz?

Imamoglu’ndan AKP’li üyelere: Siyasi üstlerinize bunlari niye sormuyorsunuz?

Istanbul Büyüksehir Belediye Baskani Ekrem Imamoglu, ISKI’nin su fiyatlarindaki artis talebinin IBB meclisinde reddedilmesine iliskin açiklama yapti. Kanal Istanbul tepkisinde bulunan Imamoglu “Biz çölün ortasinda kurulan bir kent degiliz. Bu sehre ihanet ettirmeyecegiz. Bu sehrin iradesini her ortamda savunmaya söz verdik. Bütün detaylari oturup kamuoyuyla tartisalim. Bu isin sonu referanduma kadar gider. Milletin umrunda degil. Millet Kanal Istanbul’dan ne bekliyor Allah askina? Is mi bekliyor? As mi bekliyor? 1 milyar metreküp ne demek? Geçen gösterdim Esenler, Bagcilar, Güngören’in söyle 30 35 metre yukariya dogru havalanmasi demek. Nereye koyacaksin? Hiçbir fikir yok. Bu sehri alabora etmenin her yeri insaata çevirmenin anlami ne?” dedi.


Istanbul Büyüksehir Belediye (IBB) Baskani Ekrem Imamoglu, gazetecilerin gündeme iliskin sorularini Saraçhane’deki merkez binada yanitladi. Imamoglu’na sorulan ilk soru, “ISKI’nin hazirladigi ‘zamli su tarifesi’ AK Parti’nin oylariyla reddedildi, kurumun 7,7 milyar TL’lik bütçesi de kabul edildi. Bu ISKI’nin mali yapisini nasil etkileyecek? Siz bu zam reddini nasil degerlendiriyorsunuz?” seklinde oldu. Imamoglu, bu soruya, su yaniti verdi:

“UCUZ KAHRAMANLIK!”

“Talihsiz bir gündü. Ucuz kahramanlik. Ucuz oldugu kadar da anlamsiz siyasi bir hareket. Yasananlari, arkadaslarimizdan üzülerek dinledim. Gerçeklikle uyusmayan, ne yapmak istediklerinin anlasilmadigi bir karar süreci islettiler. Zamma karsi olduklarini söylüyorlar. Hangi zamma karsisiniz? Elektrik, akaryakit ya da dogalgaz zammina mi karsisiniz? Bütün bu zamlari ortaya koydugunuzda, Türkiye ortalamasinin yüzde 50’nin üzerinde. Siz, siyasi olarak zam yapilmasina karsiysaniz… Grubun, özellikle AK Parti grubunun siyasi üstlerinden talimat almadan hareket etmedikleri ortadadir, nettir bu! Kendileri de bunu bilirler. Dolayisiyla talimat süreci böyle isletildiyse, talimat verenlere, keske Istanbul’u düsünen meclis üyeleri sunu sorsaydi: ‘TBMM’de de AK Parti milletvekilleri çogunluk. Siz niçin orada milletvekilleri olarak akaryakit, dogalgaz zammina karsi olmadiniz? Milletle alay mi ediyorsunuz? ‘Biz su zammina karsiyiz, arabalarin kapilarina, su zammi iste, afis birakmalar…’ Bunlar çok komik isler.  Vatandasin akliyla alay etmeyin. Bu zammin yapilmasini istemediniz mi? Hadi o zaman ben de sizi davet ediyorum: AK Parti milletvekillerinize seslenin; bu millet adina, bütün zamlari geri alsinlar. Bizim sorunumuz yok o zaman. Hatta kara geçeriz. Bu bahsettigim etkin zamlari geri alsinlar. Millet de rahatlasin, ISKI de rahatlasin”

“MELEN BARAJI NEDEN SÖZ VERILEN ZAMANDA BITIRILEMEDI?”

“Bizim arkadaslarin verdigi teklif o kadar masum ki! Biz istemeyiz zam yapmak. Ancak onu bile yaparken, toplumu düsünerek zam yaptik. Az tüketenin aslinda zammi yasamayacagi, yani çok tüketenin daha fazla ücret verecegi bir üç kademeli fiyat tarifesini devreye sokmak adina bir öneri olusturdu benim arkadaslarim. Yani bunlari görmezden gelip sov yapmanin, hiçbir faydasi Istanbul’a yok! Bakin, ISKI’yi ve bütçesini konusuyoruz. ISKI yatirim yapacak. ISKI, Istanbul’u nasil devraldi? Sayin Cumhurbaskani, birkaç gün önceki ifadesiyle; ‘Biraz kuraklik yasayinca Istanbul su sorunu yasayacak’ tereddüdünü ortaya koydu. Sayin Cumhurbaskani haklilar. Çünkü biz, öyle bir Istanbul devraldik. Daha önce söyledikleri gibi; 2040’a, 2071’e kadar, nüfusu 30-35 milyon da olsa su sorunu yasamayacak bir Istanbul devralmadik. Önce bunla bir yüzlessinler. Hatta 7 AraliK’ta 3 yil geçmis olacak. Sayin Veysel Eroglu’nun, geçmisteki DSI’nin bagli oldugu bakanligi yöneten sayin Bakanin kendi ifadesi var: ‘7 Aralik 2016, su saatte Melen Baraji hizmete girecek!’ Biz göreve geldigimizde, Melen Baraji, yaklasik 9 milyon metrekare su toplama alani olan baraj suyla dolu olmaliydi, Istanbul’a su basiyor olmaliydi. Bakin orada, su basma ile süreç bitmis, enerji ile ilgili yatirimlar yapmaya hazir, her sey hazir, ama ortada baraj yok! Niye yok. Niçin sikinti yasaniyor. Niye yok? Niçin yapilmadi? Bunlari neden sormuyorsunuz? Yani bu kadar samimi iseniz, Istanbul’u bu kadar düsünüyorsaniz benim kiymetli meclis üyelerim. Istanbul’un kiymetli meclis üyeleri; bunu niye sormuyorsunuz? Milyarlarca lira harcandi.  Simdi onun tadilati için, belki 600 milyonun üzerinde maliyette harcamalar yapilacak. Bunlari niye sormuyorsunuz? Bakin biz bunlari düzeltmek zorundayiz. Bu hatayi yapanlara, bu gecikmeyi yasatanlara Istanbul’da birazcik kuraklik yasandiginda sorun var diye, 5 aylik sürede sanki bunun sorumlusu bizmis gibi! Biz, size güvenerek devraldik. 2040’a kadar su sorunu yok diye çok mutlu bir sekilde ISKI’yi devraldik. Ama olmadigini siz de söylüyorsunuz.

“UCUZ KAHRAMANLIKLARIYLA ONLARI BAS BASA BIRAKIYORUM”

“Dolayisiyla günün sonunda zam konusunda yaptiklari is, tümüyle ucuz kahramanliktir. Tarihe geçmistir. Üzücüdür.  Tabii ki tedbirleri almaya, süreci analiz etmeye, bir taraftan zammi reddeden anlayisla ne yapmak istediklerini hukuken de anlamaya çalisacagiz. Arkadaslarim inceliyorlar. Bu ucuz kahramanliklariyla onlari bas basa birakiyorum. Bizim verdigimiz, dar gelirlinin su faturasina yük olmadan, çok harcayanin, bahçesini sulayanin ya da isyerinde çok tüketenin daha fazla su tarifesiyle karsi karsiya gelecegi çok randimanli bir öneriydi. Kaldi ki yillarca bu sehre pahali su tükettirmis bir iktidarin dönemine de biz son verdik. Suda indirimi biz yaptik. Ama o ara dönemde, benim bir süreligine elimden görevin alindigi dönemde onu bile yanlis geçirdiler. Kademeyi ortadan kaldirdilar. Az tüketene çok fatura, çok tüketene az faturayi devreye soktular. Biz, onu da düzeltecektik. Ama düzeltecegimiz vakitler gelir.”

“UZMANLARA BAKARSANIZ DAHA IYI ANLARSINIZ!”

Imamoglu, sürecin hukuki boyutunun nasil olacagi, konunun mahkemeye tasinip tasinmayacagi yönündeki soruya ise, “Elbette meclis bira karar almistir. Istanbul’un en kiymetli istiraklerinden ISKI’nin bütçesi geçmistir. Simdi bizim bütün çeliskileriyle, uyarilariyla verilen tekliflerle hak, hukuk hangi yetkiler var elbette kamu lehine. Bunu gözden geçirip bakmamiz gerekiyor” yanitini verdi. Imamoglu’na, “Tevfik Bey, (Göksu) ‘Mayis ayinda indirim karari aldik. Bir sonraki zam oranini da Mayis ayinda yapacagiz’ dedi. Giderlere zam geldi ama zam bir sonraki yila bekleyemez miydi” sorusu soruldu. Imamoglu, bu soruya, “Bizim aldigimiz zam karari, zaten Ocak ayindan itibaren devreye girecekti. Konustugumuz sey, 4 aylik sov için gereksiz bir sey. Bu tamamen bir sov. Algi yaratmak” yanitini verdi. Imamoglu, ayni gazeteciden gelen, “Tevfik Bey, ‘Kategorilerde 0-15 için halkin yüzde 40’i kullaniyor. Aslinda yoksul kesimi etkileyecek kismi burasi’ diyor” hatirlatmasini, “Tevfik Bey, uzman degil. Siz, uzmanlara bakarsaniz bence daha iyi anlarsiniz. Tevfik Bey, siyaset yapiyor. Iyi de yapamiyor ama yapiyor. Bence uzmanlarin ortaya koydugu raporlar itibar ederseniz daha iyi anlamli olur” seklinde yanitladi. Imamoglu’na sorulan diger sorular ve IBB Baskani’nin sorulara verdigi yanitlar söyle oldu:

“ISKI’NIN BATMASI GIBI BIR SEY YOK”

CHP grubunun, ‘Bu karar ISKI’yi batirmaya yönelik bir karardir’ gibi bir elestirisi oldu. ISKI, mali açidan böyle bir tehlike altinda mi?

Yok. Batirmaya güçleri yetmez. 130 degil, 170 degil, 370 de olsa ona gücü yetmez  meclis üyelerinin. Yani kimsenin haddine degil. Tedbirleri alacak seviyedeyiz. Uygulamalara ve yapilanlara bakacagiz. Ben ilçe ilçe geziyorum. Her ilçede ISKI’nin yatirimlari var. Onlari en iyi kendileri biliyor. Basta Tevfik Bey gibi belediye baskanlari da biliyor. Ama dedigim gibi, dün ortaya konulan cümleler, siyasi sözler elbette bizim idaremizdeki arkadaslarimizi baglamaz. ‘Batma’ diye bir sey yok. Tedbirleri alacak seviyedeyiz. Tümüyle dün yapilanlar ucuz kahramanliktir.

ISKI’nin bütçe kitapçigindaki su zammi tarifesiyle, mecliste revize edilerek sunulan tarife arasinda fark var. Nasil degerlendiriyorsunuz?

Olabilir. Bir taraftan arkadaslarimiz, bir taraftan bürokrasi çalismis. Bir tarafta siyasi insanlarin yorumlari katilmis. Bu dosya meclise sunulali nerdeyse 20 gün oldu. Herkes katki sunacak. Zaten amaç katki sunmak. Bir hafta önce bana geldiler. ‘Böyle bir sey sunulmus ama söyle bir sey yaptigimizda daha dogru olur’ dediler. ‘Çok iyi’ dedim. ‘Bunu karsi siyasi partiyle de görüsmek istiyoruz’ dediler. ‘Çok iyi olur’ dedim. ‘Ortak olsunlar’ dedim.  Amaç; mecliste olan iyi seyleri büyütmek. ISKI’yi överken ve kötülerken herkes dikkat edecek. Ya da ISKI’yi överken, ‘40-50 yillik su sorunu çözdük’ derken bir yandan da ‘Bak yagmur yagmadi, kuralik oldu. Tehlike çanlari çaliyor’ diye saçma sapan gazetelerde mansetler atanlarin o cümlelerine vesile olmamak lazim. Meclis, is gelistirme yeri. Benim bir hafta önceden haberim vardi. Karsi tarafla da bu bilgiyi paylastilar. Benim arkadaslarimdan elde edindigim bilgi bakiyoruz, inceliyoruz. Son bir gün kala bu kararlar ortaya çikti. Sanirim talimat öyle geldi.

“IHANETIN BOYUTU 100 KAT!”

Kanal Istanbul için Ankara’da, ÇED raporuna son haline vermek için toplanti yapildi. IBB de katildi. IBB nasil bir sunum yapti? Projeye karsi oldugunu mu açikladi?

Tümüyle karsi oldugumuzu açikladik. Çünkü Türkiye’nin bu kadim güzel kentinin bir sehri, bu denli alabora edecek, mahvedecek bir projeye gereksinimi yoktur. Isin maddi boyutunu bir kenara koyalim. Önce sunu söyleyelim: Dogayi tahribat açisindan, sehrin bütün dengelerini erisimini ulasimini yasamini alabora edecek böyle bir yatirimin Istanbul’a olusturacagi travmalari, bir gazete 3 kat demis, ben öyle bir sey demedim, bu sehre bugüne kadar ‘ihanet ettik’ denen kavramlarin 100 kati. Bu kadar derin bir sorundur. Bunu teknik insanlar görüyor, herkes görüyor. Bu sürecin içinde bu ise ‘Dogru bakiyorum, olumlu bakiyorum’ diyen teknik insanin bile vicdani aksam kendisi ile bas basa kaldiginda agriyor, sizliyor. Vicdaninin sizladigina ben eminim. Bu kadar net konusuyorum. Öyle bir ihtiyaci yok Istanbul’un. Sifir. Gündeminde yok. Geçmiste Marmara Denizi’ne 3-4 tane adayi koyanlar. Hafriyattan ada yaptilar, bu projeleri biz gördük. 7-8 sene önce gördük. O adalarin üzerinde 2-3 milyon dolara, 4 milyon dolara yurtdisinda satacagiz diye pazarlama yapanlar… Akil tutulmasi.

“DEPREM KUSAGINDA YAPIYORSUNUZ; AKIL TUTULMASI!”

Deprem kusaginda yapiyorsunuz. Akil tutulmasi. Depreme en yakin havzanin oldugu noktadan, Küçükçekmece Gölü’nün oradan bir kanal ile Istanbul’u ikiye bölüyorsunuz, Avrupa yakasinda, stratejik olarak güvenlik olarak bir ulasilmaz, erisilmez ada olusturuyorsunuz. Depremin etkilerini güçlendiriyorsunuz. Neresinden dinlesek elinizde kalir. Bugüne kadar yapilan ihanetleri, 100 ile çarpin. 65 milyar lira deniliyor, 75 milyar lira deniliyor. Bu paralarla Istanbul’un deprem sorununu çözelim. Istanbul’da 50 bin binanin risk altinda olduguna dair rapor var. Benden önceki yönetimlerin hazirladigi raporlar da var. Tekrar analizini yapiyoruz. Önümüzdeki hafta depremi konusacagiz. Istanbul’da depremi çözememis bir basiretsiz bir dönemi Istanbul’a yasatmisken, Istanbul’a 65-70 milyar belki de 100 milyar harcayacaklar…Hesaplara göre 1,5 milyar metreküp hafriyat var. Yapilan toplantida hiç kimse bununla ilgili konusmamis. DSI de bu ise karsi çikmis. Altini çizelim. Yapilan toplantida olumsuz rapor vermis DSI. Dogru, hiçbir teknik kurulun buna olumlu rapor verme hakki da yok, haddi de yok, sansi da yok.

“REFERANDUMA KADAR GIDER”

Biz, çölün ortasinda bir kent degiliz. Çölün ortasinda parayla alabora edilecek ya da parayla kurulan bir kent degiliz. Bu kent Allah’in bir lütfu. Bu sehre ihanet etmeyin, ettirmeyecegiz. Bu milletin iradesini her ortamda savunan bir yönetim olmaya söz verdik. Bunu sonuna kadar savunacagiz. Bütün detaylarini oturalim kamuoyu önünde tartisalim. Bu isin sonu referanduma kadar gider. Bu millete bu sehre sormak zorundasiniz. En dogru karari millet vermez mi? Söz milletindir demedik mi? Benden çok geçmis dönemin yönetenleri bu cümleleri kurmadi mi? Millete bunu tek tek anlatalim, millete soralim. Millet, Kanal Istanbul’dan ne bekliyor Allah askina? Is mi bekliyor, as mi bekliyor? 1,5 milyar metreküp hafriyat ne demek? Esenler, Bagcilar, Güngören’in 30-35 metre yukariya dogru havalanmasi demek. Nereye koyacaksiniz bunu? Hiçbir fikir yok ortada. En az 6-7 yil bu sehri alabora etmenin, her tarafi insaata çevirmenin anlami ne? Ne biliyor musunuz? Yine milletin akliyla oyun oynamak. Su anda bu ülkede ekonomik sorunlar var. Her gün travmalar yasaniyor, issizlik almis basini gidiyor. 2011’de “çilgin proje” dedikleri is acaba yine ise yarar mi diye milletin önüne böyle bir seyi servis etmeye kalkiyorlar. Tümüyle yanlis bir istir karsisindayiz. Millete soralim noktasina getirelim. Herkese anlatalim. Bütün bilim insanlari seffaf olarak bu isi tartissinlar. Bütün akademisyenler, yatirim unsurlari, ekonomistler, ülkesini seven herkes bu isi tartissin; ondan sonra da halka soralim.


Kaynak

About admin

Check Also

2,5 yasindaki Yüsra Yildiz’in annesinin kurtarilma ani kamerada

Depremin 24. saatinde mucize kurtulusun kahramani 6 yasindaki Nüsra Yildiz’in ardindan 28. saatte annesi Ayse …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir